Girişimciler İçin Temel Bilgiler

Yabancı kaynaklardan ufak tefek bişeyler derledim.Tabi bu ülkemizde yeni yeni oturuyor,o sebeple birebir örtüşmeyebilir.Aslında bunları bir de Türkiye'deki Girişim Sermayesi Şirketlerinin gözüyle yazmalı :))

Bu işte daha önce tecrübesi olmayan fikir sahiplerinin farkedemediği bazı gerçekler var.Mesela bir fikrinizin olması çok güzel ama bu bir projeniz olduğu manasına gelmiyor.Yada diyelim ki gerçekten bir projeniz var ve üstelik çalışır durumda; hala işin küçük bir kısmı tamamlanmıştır diyebiliriz.Ticaret tarafı, pazarlanması ve şartlara göre projenin modifiye edilmesi işin zor ve büyük bölümüdür.Bu yüzden iş-planı önemlidir.

Bunlar ilk aşama için derleyebildiğim genel bilgiler,umarım faydalı olur:

1. Girişim sermayesi yatırımları oldukça seçici bir süreçtir.Öyle ki Venture Capitalist’ler gelen fırsatların (ki bir çok teklif alırlar) sadece %2-%5 ‘ine yatırım yaparlar. Teklifler, yüksek satış, yükselme potansiyeli, kar ve güçlü bir yönetim takımının olmasına göre değerlendirilir.

2. Asla unutulmamalıdır ki Girşim Sermayesi Yatırımları biraz da subjektif ilerleyen bir süreçtir. Geleceği değerlendirmek için şirketin kendi açısından sunabileceği birçok sebep vardır. O yüzden VC projeyi reddederken bir çok subjektif sebep sunabilir.

3. Görüşmeler genelde 3-6 ay sürer. VC’ler (aşırı rekabet halinde değillerse) yapacağınız zaman baskısına olumlu cevap vermezler ve işler daha da kötüye gider.Ama sürekli erteleniyorsanız son dakiaya kadar da beklenmemelidir.

4. Zamanınızı ayırın ve bu süreç için çaba harcayın. Net varlığınızı arrtırabilmek için projenizden nasıl gelir elde edeceğinizi hesaplayın. Yatırım geliştirme süreci devam ederken işinizi geliştirmeli ve marketing konusundaki çalışmalarınıza devam etmelisiniz.

5. Yatırımcılarınızla görüşmeden önce onları tanıyın. Sektörde başka tercihleri ve deneyimleri var mı, hangi boyutta yatırımlar yapmışlar öğrenin.

6. Bu alanda yeniyseniz sektörde itibarı olan bir arabulucu kullanmayı düşünmelisiniz.Bu arabulucu VC’nin gözünden farklı projeler için farklı kriterlerin neler olduğunu bilmelidir.Böyle biriyle çalışırsanız daha doğru yönde efor sarfedersiniz.Ama bu tür bir ababulucuya ödeme yapmanız gerekir.

7. Hazırlayacağınız sunumun kısa,açık,dengeli ve güncel olmasına özen gösterin.Sunumda işin arka planından,hali hazırdaki pozisyonundan,ulaşılacak pazardan,yatırımın ardından şirketin nasıl yönetileceğinden,stratejinizden ve işin finans kısmından bahsetmeyi unutmayın.

8. Vereceğiniz teklif dosyasına işin swot analizini (strength, weaknesses, opportunities and threats) eklemekten çekinmeyin.Analiz içersindeki zayıflıklar ve tehlikeler kısmında gerçeği gizlemeye kalkmayın.Çünkü doğal olarak tüm işlerin zayıf yönleri ve potansiyel tehlikeleri vardır.VC’ler sizden olduğunuz gibi davranmanızı beklerler ve böylece onlara ayaklarınızın yere bastığını hissettirirseniz anlaşma olasılığınız artar.

9. VC’lerde projenizi değerlendirmek için farklı konularda uzmanlaşmış üyelerden oluşan bir takım olduğunu unutmayın.Yani işinizle ilgili olarak genel işletme,pazarlama,satış,finanas,iş geliştirme,sürdürülebilirlik gibi konuların üzerine çalışıp VC’ye bu çalışmalarınızı sunun.VC’ler bu şekilde konunun enine boyuna ele alındığı sunumlar görmek isterler.

10. Sunum sırasında konunuza hakim bir takım gibi görünmek zorundasınız.Kimin ne zaman neden bahsedeceğini ileri seviyede çalışmış olmalısınız.Sunum sırasında VC’lerin önünde takım arkadaşınızla atışmayın,tartışmayın yada kavga etmeyin.Çünkü böyle durumlar daha önce yaşandı.

11. VC’niz sizin anlatacağınız konuda önceden bilgi sahibi olmayabilir,öyleyse anlatımınızda sektöre özgü terimler kullanmaktan çekinin.

12. Ayrıntılı sorulara hazırlıklı olun.Örneğin gerçek ve potansiyel müşteriler,ücretlendirme,iş hacmi,pazarlama stratejisi,rekabet vs..

13. Beklediğiniz şekilde gelirler artmayacak olursa ne yapacağınızı hazırlayın.Bu sizin kredibilitenizi artırır.

14. Şunu unutmamakta fayda var; VC’lerin çoğu başka insanların paralarını yatırıma çevirirler.O bakımdan onlar da işlerini doğru şekilde yapmak zorundalar.Bu sebeple siz ve işiniz hakkınızda detaylı bilgi sahibi olmaya ihtiyaç duyarlar.Bu zaman alır,sabretmeniz gerekir.



İş Planı Neden Önemli?

İşin kurulacağı güne kadar hazırlanan kapsamın ortaya çıkarılması için bir çok aktivite sıralı ve önceden belirlenen niteliklerde gerçekleştirilmelidir. Bunun başarılması için girişimciler iş planı hazırlarlar.

İş planının temel amacı, iş kuran girişimcilerin, iş kurma sürecinde hangi hedefler için neleri nasıl ve ne zaman yapacağını belirlemesidir. Yatırımcı şirket doğal olarak proje sahibinin bir iş planı hazırlamış olmasını ister.


İş planının içeriği;

• Girişimcinin özellikleri ve hedefleri
• Kurulacak işin temel nitelikleri, yasal yapısı ve ortakları
• Hedeflediği piyasanın özellikleri
• Müşteri kitlesine ulaşmak için uygulanacak satış ve pazarlama çalışmaları
• Ürün yada hizmetlerini üretmek için uygulanacak süreçler
• Kurulacak işletmenin teknik altyapısı
• İşletmeyi yürütmek için gerekli idari süreçler ve örgütlenme
• İşletmenin tahmini üretim ve satış planları
• İşletmenin finansal hareketleri
• İşletmenin finansal karlılığı





Kaynaklar:

http://www.smallbusinessnotes.com/financing/venturecapitaldecisions.html
http://www.bbaa.org.uk/portal/images/stories/21_vc_tips.pdf
http://www.venture-capital-guide.com/venture_capitalist.aspx

Unutamayacağım Bir Gün

Bugünü asla unutmayacağım.Karmakarışık duygular beni kontrolsüz düşünmeye itiyor ama ilerleyen haftalar boyunca bugünü düşünüp duracağım ve sanırım daha iyi tahlil edeceğim herşeyi,başta kendimi.İnsanın başına gelen yada birşekilde içinde bulunup şahit olduğu olaylar var.Benimki her ikisi birden,daha çok ikincisi.Öte yandan bu iki tür duruma karşı insanın verdiği reaksiyon (response) var.Sanırım başta pazarlama teknikleri ve insan idaresi açısından; teorik ideallerden önce,kişilerin yada kitlelerin olaylara gösteregeldikleri (olumlu yada olumsuz,iç dünyasında yada dışavurum halinde)reaksiyonlara odaklanmalıyız.Konu dağılıyor ama birileri için yanlış da olsa yazmam gerek bunları..

Bugün tamamen benden bağımsız gelişen ve ucu bana fazla dokunmayacak bir olay kendimi ve iş dünyasını daha iyi tanımamı sağladı.Ticari haklar sebebiyle burada ayrıntılarına değinemeyeceğim bu olaydan sonra içimde bir matem havası var.Daha önce karşılaşmadığım türden bir durum olduğu için verdiğim tepkiler beni şaşırttı.Çok sahiplenmişim çalıştığım ortamı ve bağlanmışım iyice.Ve şu kahrolası ekonomik istikrarsızlık.Hayat böyle hep inişler çıkışlar vardır deyip geçemeyeceğim zira insan eliyle kendine zulmediyor bazen.Neyse nispeten uzağında olsam da bazı sebeplerin kombinasyonudur bu bendeki matem.Emin olduğum tek şey,aylar sonra bugünü hatırlıyor olacağım,çünkü '24 Temmuz Perşembe' bana çok ama çok şey öğretti.

İş planı hazırlamak

Venture Capital Şirketlerindeki yetkililerin en büyük şikayetlerinden biri de bir iş modeli olmadan sunulan fikirlerdir.Belli bir iş planı olmadan sunulan projeler çok yüksek ihtimalle reddedilir zira amatörce hareket eden biri koca bir projeyi idare etmek için yeterince ciddi gelmeyebilir.VC'lere sunulmadan önce hazırlanması gereken raporlar konusunda Türkçe içerik sıkıntısı mevcut.Bu konuda ilerleyen zamanlarda birşeyler karalamak istiyorum.Ancak ingilizce okuduğunu anlayabilenlere şuraya üye olup en azından orada sorulan sorularla yüzleşmelerini tavsiye ediyorum.

Google Affiliate Reklam Ağı


Google, Affiliate Network Programı'nı hayata geçirdi. Yani, halen hasbel kader uygulanmakta olan affiliate anlaşmalarının önü açıldı.  Malumunuz, Google el attı mı bilmeyenler öğrenir, güvenmeyenler ikna olur.. Konunun ciddiyeti anlaşılır ve bence bu lokal firmalar için daha iyi olur.

Doubleclick'i satın alan Google zaten o zaman konunun ciddiyetini herkese göstermişti. Şimdi de bu satın alma ile edindikleri teknolojiyi Google Affiliate'e aktaracaklar. Daha önceden adwords ile deneyip durdurdukları CPA modelini böylece yeniden hizmete sunacaklar. Ancak herşey toz pembe değil zira her online reklam yayın modelinin kendine göre avantajları ve dezavantajları var.


Örneğin; Cost Per Action(Acquisition) modelinde müşteri, reklamını yaptığınız markayı yada hizmeti sizin aracılığınızla öğrendikten sonra doğal olarak düşünmek isteyebilir ve bir süre sonra doğrudan reklam verenin sitesine ulaşarak alış-veriş yapabilir, yada firmanın lokal dükkanına gidip alışveriş yapabilir. Yani bir ölçüde online media'nın reklamı offline ortamda bir işlemle sonuçlanabilir. Bunu tam anlamıyla ölçmek mümkün değil. Belki de eCPM metodu kullanarak CPA ile CPM arasındaki korelasyona bakmak gerek. Bu da belki CPA'i daha pahalı bir model haline getirebilir.

İşte bu yüzden ilk bakışta en ideal model olarak görülen CPA aslında markaya, ürüne, hedef kitleye göre başarısız bir model olabilir. Birileri için de Cost Per Mille daha avantajlı olabilir. Büyük bir marka gayet tabii herşeyden önce hedef kitlesine varlığını sürekli hissettirmek isteyebilir, böylece de CPM modelini seçebilir. Buna karşılık bir kobi tanınmak amacında olduğundan -tüm tıklamalardan bağımsız- sabit reklam alanı satın alabilir. Birileri de stratejik davranmak isteyebilir ve her aşamada farklı bir modelle ilerlemek isteyebilir. Bu anlamda üzerine kafa yorulmadan yapılacak bir tercih paraların boşa akmasına neden olacaktır. 

Bunlar buz dağının bugün görülen kısmı. Daha birçok model var ve geliştirlmeye çalışılıyor. Bence bu konulara özellikle zaman ayırıp ülkemize özgü modeller geliştirmek gerek. Sonuçta tam anlamıyla uzmanlık alanımız olmayan bir konudan bahsediyoruz. Ama heyecan verici. "Online behaviour" ve hızla gelen web3.0

The Mist

Dün akşam The Mist'i izledik.Stephan King'in müthiş bir hayal gücü var.Beynin derinlerinden geçenleri böyle ifade etmek zor sanat.Filmde çok ciddi eleştiriler var.Farklılıklarımız bakış açımızı gözlerimizi kör edecek kadar değiştirmemeli.Bir arada yaşamak zorunda olduğumuz için değil, insanın kendisinin önemli bir değer olması sebebiyle farkılılıklara saygı duymalı oysa..Kimine göre sadece kendi düşündüğü doğru ve herkes buna ikna edilmeli.Düşünmeden ve düşündürmeye fırsat vermeden yapılan telkinler,örgütlemeler vesaire..Öte yandan en mantıklı düşünenlerin bile yıllarca kazıp altın madenine 1 metre kala herşeyden vazgeçmesi gerçek hayatta da görebildiğimiz bir durum.(Lack Of Persistance) Özetle filmin zamanlaması da sunuş şekli de bitişi de harika.