Dün farkettim.Meğer asla tam olarak kontrol edemediğim geleceğim hakkında hüküm iddiasındaymışım.İşler kendi tasarladığım gibi gitmediğinde üzülmem bunun en güzel göstergesi.Ortada sahip olduğunu sandığım bir güç var oysa aslında öyle bir güç yok olsa dahi kullanmaya yetkim yok.Uğraşıyoruz güzel şeyler için,amaçlarımız var.Ama işlerin nasıl gideceğini ve nasıl sonuçlanacağını kafamızda tasarlayıp,bu iş böyle olacak diye şartlıyoruz kendimizi.Sonuç olarak da bir sorun olduğunda ufak çaplı bir kriz yada uzun süreli bunalımlar vesaire..
Dün neden üzgünüm diye sordum kendime.Listeledim sebepleri.Bakış açımda baştan aşağı yanlış var.Amaç için çabalarken hedefe fazla şartlanmamak gerekiyor.Yani gelecek üzerinde hak iddia etmemek gerekiyor.Bünyemize aykırı olanı her denediğimizde mutlaka sonu yıkımla sonuçlanıyor.Geleceği tasarlayamıyoruz,bunu kabul etmeli.
Benden yaşça büyük insanlar tanıyorum.Başına bir felaket gelmiş.Öyle ufak çaplı bir sorun değil bildiğimiz felaket.Ama adam gayet sakin.Ne düşünüyorsun diyorum.Bilmem bekleyelim diyor.Yahu ben o adamın yerinde olsam ya işin içinden nasıl çıkacagımın yollarını ararım yada köşeye çekilir üzüntümle başbaşa dururum.Şaşırıyordum ama şimdi anlıyorum o insanları.Modellenemez bir frekansı var şu hayatın.Ve herkesin korelasyonu farklı sonuçlar veriyor,geçmişe dayalı.
Çok da iyi ifade edebilmem gerekmiyor.Kayıtlara düşeyim bu tekamülü, unutmayalım.
