Hüküm iddiası..

Dün farkettim.Meğer asla tam olarak kontrol edemediğim geleceğim hakkında hüküm iddiasındaymışım.İşler kendi tasarladığım gibi gitmediğinde üzülmem bunun en güzel göstergesi.Ortada sahip olduğunu sandığım bir güç var oysa aslında öyle bir güç yok olsa dahi kullanmaya yetkim yok.Uğraşıyoruz güzel şeyler için,amaçlarımız var.Ama işlerin nasıl gideceğini ve nasıl sonuçlanacağını kafamızda tasarlayıp,bu iş böyle olacak diye şartlıyoruz kendimizi.Sonuç olarak da bir sorun olduğunda ufak çaplı bir kriz yada uzun süreli bunalımlar vesaire..

Dün neden üzgünüm diye sordum kendime.Listeledim sebepleri.Bakış açımda baştan aşağı yanlış var.Amaç için çabalarken hedefe fazla şartlanmamak gerekiyor.Yani gelecek üzerinde hak iddia etmemek gerekiyor.Bünyemize aykırı olanı her denediğimizde mutlaka sonu yıkımla sonuçlanıyor.Geleceği tasarlayamıyoruz,bunu kabul etmeli.

Benden yaşça büyük insanlar tanıyorum.Başına bir felaket gelmiş.Öyle ufak çaplı bir sorun değil bildiğimiz felaket.Ama adam gayet sakin.Ne düşünüyorsun diyorum.Bilmem bekleyelim diyor.Yahu ben o adamın yerinde olsam ya işin içinden nasıl çıkacagımın yollarını ararım yada köşeye çekilir üzüntümle başbaşa dururum.Şaşırıyordum ama şimdi anlıyorum o insanları.Modellenemez bir frekansı var şu hayatın.Ve herkesin korelasyonu farklı sonuçlar veriyor,geçmişe dayalı.

Çok da iyi ifade edebilmem gerekmiyor.Kayıtlara düşeyim bu tekamülü, unutmayalım.

Değişmeli miyiz? Yapabilir miyiz?

Saat 13.00 dan bu yana ara vermeden çalışıyorum.Az evel bişiler yedik Ahmet Talha ile..Gel kardeş internete girelim biraz insan olduğumuzu hatırlarız dedim ve şimdi buradayız.1 saat kadar dinlenip devam etmek zorundayız.

Vay anasını be demek ki mecbur kalınca insan kapasitesini genişletebiliyormuş.Bedelini fena bi yorgunlukla ödeyeceğim ama bu tempoya da alışılabilir zamanla..

Washington DC'de yaşayan arkadaşım evi işyerinden uzak olan bazı çalışanların haftada bir-iki gün daha çok çalışabilmek için otoparka çektikleri arabalarında uyuduklarını söylemişti.Amma çalışıyor herifler kariyer sevdasına demiştim.

Meğer kariyer sevdası olması gerekmiyormuş bu denli çalışmak için..Öyle gerekiyorsa gereğini yapıyorsunuz.Bu durumda da aklıma şu geliyor.İnsan yoğun olmadığı zamanlarda da çok çalışabildiği ölçüde işine sevdalı ve bunun bir türevi olarak da başarılı olabilir.Sürekli ofansta olmak da bu olmalı hayata karşı..yani sevmek,kendine samimi olmak..

Hele hele 22.00-23.30 gibi uyuyup da 06.00 da başlayabiliyorsak hayata...bir de hergün yarım saat spor yapabiliyorsak düzenli...İnsan neden mutsuz be başarısız olsun ki diyorum.(tabii elimizde olmayan dış etkenleri saymazsak)

Belki de tüm iş yapış metodlarımız,yaşam şeklimiz,bakış açımız vs.. baştan aşağı yeniden sorgulanmalı,uzun süreye yayılacak birikimli ilerleyen bir özeleştiri sürecine girilmeli.Tüm tespitlerin arkasında dağ gibi durmalı ve değişimi gerçekleştirmeli...

Sanki yanıbaşımızda hayatlarımızı çok daha yaşanır kılacak imkanlar var da bunu görmek için yeltendiğimiz bile yok gibi..Birşeyler eksik ama ne ola ki..

Beyin de böyle birşey işte..Alt beyin ona ne söylüyorsa onla meşgul oluyor.Alt beyinse bizim telkinlerimizle ve yoğun duygularımızla konfigüre oluyor gibi..Vay anasını eğer gerçekten de bu tasarladığım gibiyse insanın niyeti ne ise kişi farketmese bile o yöne doğru yönleniyor olmalı.O zaman ben kabul ediyorum hayatımda herşeyi daha iyi yapabilecekken bazı şeylere elimi bile sürmediğimi..Bunun da vicdani rahatsızlığını hissediyorum.Niyetim ufak ufak yaşam şeklimi ve bakış açımı değiştirmek.İnşallah.

Çok gevezelik ettim.1 saatlik aranın yarım saati bitiyor.Monitörden uzaklaşmalı :)

27 Mayıs Salı

  • Uyandığımız gibi apar topar evden çıktık.
  • Koştur yavrum doğru trene...trenden otobüse..otobüsten başka bir otobüse
  • Çay bahçesinde hızlı bir kahvaltı ve kaldığımız yerden devam..
  • Oradan sınava..sınavdan yemeğe..yemekten ormana..ormandan çay bahçesine.
  • Çay bahçesinden 4Levent üzerinden Mecidiyeköy'e.. (Yol arkadaşlarım Gökhan ve Ahmet'e teşekkürler) :)
  • Cevahir Teknosa'da bana foto makinesi tanıtmak için netin başında letsgodigital sitesindeki karşılaştırma aracını kullanan satıcıya bu yaptığını zaten bizzat yapabildiğimi söyledim.Bunun üzerine daha fazla yardımcı olamadı.Sonra bir teşhir ürününü incelerken sanki aleti bozacak yaramaz çocukmuşum gibi hemen yanıma gelip dikilen çalışana da uyuz oldum.Hoşuma gitmedi..Böylece orada daha fazla kalmak istemedim.
  • Ne de olsa Ortaklar Caddesi'ne geçeceğim,bir de Mecidiyeköy Teknosa'ya uğrayayım belki orada daha fazla teşhir ürünü bulunur dedim.Gelen gideni aratır misali bu mağazadaki ilk soruma 'ya biz sana yardımcı olamayız ama cevap vermek için bişiler de gevelememiz lazım,o yüzden fazla kastırma' modunda cevap veren satıcıyı görünce derhal oradan da çıktım.
  • Akşam için yemeklik birşeyler almak üzere Ortaklar Caddesi üzerindeki Carrefour'a girdim.Kasap bölümünde çalışanlar gerçekten çok yardımcı oldular.Adam işini iyi yapmak istiyor,o samimiyeti hissediyorsunuz.Sonra domates alacağım; ara ara bulamadım.Sordum domates yok dediler.Öyle küçük çaplı bir manav bölümleri olsa tamam da ebe gömecinden rokaya kadar herşey var da domates mi yok yani...Nedenini bilmiyorum Carrefour birkaç gündür domates satmıyormuş.Akşamüstü yoğunluğunda toplam 3 kasa çalıştığı için ödeme yapmak için bir süre bekledim.Bir günde fazla xxxxSA dolaştım sanırım.Gerçi deve nerem doğru ki demiş,diğerleri daha mı iyi sanki...
  • Sonra eve ulaştım.Yemek pişirdim,yedim,Fenerbahçe-Telekom final serisi 2.maçını izledim.Erkenden uyudum.

26 Mayıs Ptesi

  • Bu sabah güne çok stresli başladım.Zor olan gergin olduğumu o sıra farkettim.Bari millete kötü davranmayayım derken öğle yemeğine kadar iki kurban verdik.
  • Alper ile öğle yemeğinin ardından 24 saat sürecek ACM maratonumuz resmen başladı.
  • Sağolsun Sn. Kılıç misafir etti bizi.Orada birlikte devam ettik.
  • Saat 01.00 gibiydi uyuduk.

(Gün boyu hakkıyla çalışınca ne kadar kısa sürüyor yazılar:)

25 Mayıs Pazar

  • Uyandım.Yaşar ile minibüs caddesi üzerinde bir kafede kahvaltı ettik.
  • Sonra dolmuşa bindik.O İçerenköy'de indi ben devam ettim.
  • Kampüse girince Plungaç ile karşılaştım.
  • O da kfc'den sipariş vermiş teslim almaya çıkıyormuş tam.Birlikte piknik yapmaya tenis kortlarının ordaki çimlere gittik.
  • Sonra Plungur da katıldı bize :)
  • Fenerbahçe-Telekom'a 100 attı.Maçın son periyodunu izledim.Sanırım Telekom serinin ikinci maçına çok sert savunmayla başlayacak.Ama onu da alır Fenerbahçe zira maç Abdi İpekçi'de..
  • Bir süre çalıştım, ardından Plungur ve Plungaç ile yeniden buluştum ve yemek yedik.
  • Sonra yine çimler, şımarıklıklar vesaire...
  • Daha da çalıştım, verimli oldu..
  • Yarn Opsys Günü..

24 Mayıs Ctesi

  • Kazasker'de,Coşkun ve Orçun kardeşlerimin evinde uyandım.
  • Kahvaltının ardından Yaşar ile Tosyalı Holding'e gittik.
  • Sonra Fenerbahçe civarlarında bir çay bahçesine gittik.Berbat işletilen bir yerdi.Kasaya bakan mafya edalarındaki adam aşırı derecede rakı kokuyordu.Yaşar burada alkol servisi var mı diye sorunca bozularak hayır dedi.Garson olarak bir Türkmenistanlı.Bu 2 haftadır karşılaştığım üçüncü Türkmenistanlı garson.Oradan göç alıyoruz sanırım.
  • Sonra Çetin'i veterinere götürmek üzere eve döndük.Arabayı parketmeye çalışırken magandalarla ufak bi atışma yaşadık.3 yolun kesiştiği bir yerde yolun ortasına parkedip arabanın içinde oturan 2 insan,arkalarında sıkışmış 7-8 arabanın kornalarına rağmen,uyarımıza --ee ne olmuş diye cevap vermekten çekinmedi.Hayatlarında birşeyi değiştirdiğimizi sanmıyorum.
  • Çetin kutuya girmedi.Girince de hemen çıktı.Veterinere koliyle kedi götürmek fikri pek iyi değildi zaten :) Ona bir taşıma çantası -yada adı herneyse- almamız gerektiğini anlayıp bu işi erteledik.
  • Akşam yemeğinin ardından Philadelphia'daki kuzenim Halit'le net üzerinden sohbet ettik.
  • Şimdi uyku vakti zira bugün dinlendik, yarın çok iş var..

13 Mayıs Salı

  • Bugün sabah 7'de uyandım ve işe koyuldum.
  • İşleri toparladığımda saat 14 olmuştu.Yemek yedim ve biraz uyumak için kendimi odaya attım.

Güne erken başlayıp disiplinli çalışınca diğer günlerde akşamüstü 5'de ancak halledebildiğimiz işleri bu kez saat 14'e kadar bitirmiş oluyoruz.Sonrasında daha da çalışabilir yada serbest bir işle uğraşıyorsanız dışarı çıkıp şu ilk baharın gelişine şahit olabilirsiniz.Çocuğunuzla oyun oynayabilir yada eşinizle bir geziye çıkabilirsiniz.Sağlıklı olan da budur bence.İşyerine sabah 8-9'da girip akşam hava kararmaya başladığında oradan çıkınca ve bu durum yıllarca tekrar tekrar yaşanınca psikologlar zengin oluyor.Belki bazı kurumsal şirketler mesaiyi öğleden sonra 3'te bitirebilirler ilerde.En azından ben hayalimdeki şirketimde mesaiyi çok daha erken başlatıp çok daha erken bitirmeyi planlıyorum.

  • Uyanınca ülkemizde neler oluyor diye bir bakayım dedim.ooooooo..
Blog ödülleri adı altında bir organizasyon düzenlenmiş.Ödül töreni yapılmış.Herkes memnun ayrılmış.Bunlar harika şeyler.Ödül alan bazı blogları da ziyaret ettim de maşallah özellikle kişisel web güncesi tutma işini hakkıyla yapan arkadaşlar var.
  • Yapmamak için çok çabaladım ama olmadı! Merak edip yine Antu'ya girdim.Hele ki 3 senedir Antu'da bir duyum çılgınlığıdır aldı başını gidiyor..Malum transfer mevsimi geldi.Ben de çoğu üye gibi alamıyorum kendimi duyumlara kulak vermekten.Ama bu kez daha kısa sürdü diyebilirim.
  • Sonra faydalı bir iş yaptım :) Dün kadim dostum Numan ile 'bir web sitesi nasıl pazarlanır?' üzerine bir sohbet etmiştik.Bu gün konu havada kalmasın diye konuyu derinlemesine araştırmaya başladım.Bu konuda ayrıntılı olarak güzel bir yazı yazacağım.
  • Bu gece yeni geliştirdiğim uykuya dalma metodunu uygulayacağım :) Başarısız olma ihtimaline karşı kimseyi yanlış yönlendirmemek için şimdilik burada projem hakkında bilgi vermiyorum :p Ama çok heyecanlıyım,geceyi iple çekiyorum :)

11 Mayıs Pazar

  • Dün akşam Özcan Gökhan ve Ahmet sağolsunlar gırgır şamata 129K kozyatağı-mecidiyeköy arasını nasıl geçti anlayamadım.Normalde Zen Stone'umla başbaşa camdan dışarı dalardım.
  • Mecidiyeköye geldikten sonra evde kimsenin olmadığını anladım ve hemen Fatih'i aradım.Neyseki M.Ali şans eseri evdeymiş ve eve geçtim.
  • Yemek pişirdik.Sonra da çay sohbeti derken günün sonuna geldik.
  • Bu nedir yahu uyudukça uyumak istiyorum.2 haftadır bu böyle.
  • Sabah zorla kalktım üzerimde bi tembellik bi miskinlik.
  • 2 saat söz geçiremedim kendime.
  • Üstelik böyle durumlarda çekilmez oluyorum.Attım kendimi boş bir odaya duruyorum anlamsızca bakıyorum etrafa.
  • Sonra kendime rüşvet vermeye karar verdim.Geçtim internet deryasının başına..
  • Holiganlığı bırakma programında olduğumdan Bobi Gökhan'ın birlikte maç izleme ısrarlarına { twine'ı keşfetmemin de yardımıyla} hayır diyebildim.
  • Yemekten sonra biraz proje ile uğraştım ve nasıl olduğunu anlamadan yine akşam oldu oysa beynim yeni yeni açılıyor.
  • Böyle bi durumda haftasonu olmasının da rahatlığıyla sabahlanabilir ama bu sadece bir sonraki günden avans almak olur.Çok da verimli bir çalışma olmadığından buna gerek yok.
  • Yarın kendimden daha erken verim almaya başlamalıyım.Yoksa böyle olmuyor tadı tuzu..

Tenha Yollarda Yolculuk



Sonunda yapacağımı yaptım.Vahşi yolculuğa çıkmadan önce bir yol arkadaşının iyi olacağını düşündüm,tüm cesaretimle imkansızlıkları hiç düşünmeden adımımı attım.Yolculuğun hiçbir yerinde ve özellikle de sonunda asla pişman olmayacağım.Çünkü tüm bu şartlar içinde en iyi yol arkadaşını buldum,ekipmanı topladım,hepsinin bakımını yaptım,tekrar gözden geçirdim ve özenle yerleştirdim yerli yerine.İşimi en iyi şekilde yaptım ve yol arkadaşıma bıraktım ona dair olanları.Ne taraftan gideceğimizi bilmiyorum.Şuan bilmemiz de gerekmiyor.Nereye gideceğimizden eminim ya o yeter.Vicdanım rahat kendimden razıyım.Her an izlenip her an sevgiyle kucaklandığımı hissediyorum.Bu yolculuğa çıkmayı hakettim.Kontenjan diye birşey yok ama pek de talep yok.Ne de ters bi orantıdır o öyle.Fazla şaşmamalı,ne de olsa kişinin oraya yolculuğunda tenha yollardan geçeceği kitapta yazılmış.Yol arkadaşınız olmaz,yalnız yemek yer ve yalnız uyursunuz,daha da kötüsü yalnız uyanırsınız.Çoğu zaman sıkılırsınız.Toprakla, ağaçlarla konuşasınız gelir.Yaratılışımıza aykırıdır bir kere, üzerimizde güzel durmaz yalnızlık."...keşke bilselerdi", "eğer bilirseniz...", "ama insanların pek çoğu düşünmezler", "...ne de az düşünüyorsunuz" Eğer bir ucundan azıcık bilirseniz kutsallığını bu yalnızlığın,işte o zaman biraz mukavemetiniz artar.Artık öyle kolay kolay üzülür,kolay kolay sinirlenir olmazsınız.Yolculuğun yönü belli,bilmesek de yol belli..Neye şüphe? Heisenberg Belirsizlik İlkesi işlemez burada.Zamanı da konumu da bilinir aynı anda herşeyin.Daha hicretim başlamadan bile kalbimdeki fotoğraf arşivinde neler birikti neler.O mükemmel manzaraları nerede çektiğimi hatırladıkça kendime hayret ediyorum.Yok yok hayrete ne hacet,burnu dik olma sakın haa diye uyarıyorum kendimi.Ben tamamım,küçüklerimse yolunu bulur..Ya onlara şeytanlıklarını öğretenler ne taraftan gidecek? Onlar için şartlı müjdelerim,şefkat dolu bir omzum var yetmez mi? Neyse.. birazdan güneş batacak,uyanmalı,uyumamalı o saatlerde..

3 Mayıs Cumartesi

  • Dün gece 23.00'e kadar dayanabildim,tv izlerken uyuya kalmışım.
  • Sabah uyandım önce haberleri baştan sona okudum.Sonra da Antu Forum'a göz gezdirdim.
  • Open Directory Dmoz ' un nasıl çalıştığını okudum.
  • tv'de manu' nun maçını izledim.
  • Sonra ortalığı toparlamaya başladım ve bu en az 3 saat sürdü.
  • Bu akşam evde bir davet veriyorum.Bunun için alış-verişe çıktım ve yemeklik birşeyler aldım.
  • Fırın tepsisi içindeki tavuk butlarının yanına kuşbaşı büyüklüğünde doğradığım dometesleri,suanları ve patatesleri yerleştirdim.4-5 tane çarliston biber serpiştirdim aralara.Başparmak büyüklüğünde kestiğim tereyağlarını özenle her bir tavu'ğun üzerine bıraktım.Sonra tuz ve kırmızı biber kattım.Tamamen üzerini kaplamayacak kadar az,dibinde kalmayacak kadar çok su koydum.Daha önceki deneyimimde tepsinin üzerini folyo ile kaplamadığım için patatesler ve tavuklar biraz kuru kalmıştı.Bu kez ihmal etmedim.Sonra da yarım saat önceden 300 'C de ısıtmaya başladığım fırına sürdüm.
  • Şuan pişiyor.40 dakika kadar bekleyip,biraz da kızarmaları için folyoyu çıkaracağım..
  • Umarım lezzetli birşey olur da 3 kişi aç kalmayız :)

2 Mayıs Cuma

  • Dün gece tam uyumuşken çalan telefonla yerimden zıpladım.
  • Sonra ise uyumakta zorluk çektim ve Ali Şeriati'nin İslam Ekonomisi adlı kitabı ilişti gözüme.Oturdum bir çırpıda okudum.
  • Sabah saat 6'ya doğru yorulmuş bir halde uykuya daldım.
  • Saat 8'de işkence çekerek uyandım ve hazırlanıp sunumu yapmaya gittim.
  • Slaytlara,monitöre ve de elimdeki kağıda bakmadan yarısını tamamlamıştım ki nedendir bilinmez bi anda aklım durdu :) Biraz slaytlara bakarak biraz doğaçlama yaparak işi götürdük.
  • Öğle yemeğinin ardından da Yani Hoca'nın kurbanı olmamak için oturup çalıştık.Neyseki soruların tamamını yaptım.Zaten Data Acquisition ilgi alanımdır :)
  • Sonra genel reviewler'in ardından gelen telefonla apar topar önce Kozyatağı'na ve sonra da Levent'e geçtim.IBM binasına girdiğim sırada telefonum yeniden çaldı ve aslında bu akşam için başka bir plan yaptığımı hatırlatan değerli şahısla ufak çaplı bir kriz yaşadık.Anlayışlı olmak ne güzel bir erdemdir.
  • O kadar acelem vardı ki ofisi burnumun ucunda olan Numan'ı arayıp 'in aşağı uleeyn' diyemedim.
  • Neyse sanırım atlattım.2 saatlik verimsiz uykuyla günden iyi verim aldım,belki de cepten yedim.
  • Az uyuduğum günler daha verimli geçiyor sanki... ama the observer can not be ignored.
  • Şimdi en erken 22.00'a kadar uyanık kalmalıyım.
  • Film izlesem uyurum,tv asla olmaz,en iyisi ben biraz dışarı çıkayım şuursuzca yürüyeyim.
  • Mutlu haftasonları..

1 Mayıs Perşembe

  • Dün gece Mozart Requiem'i açtım ve rahatça uykuya daldım.
  • Sabah uyanıp Mr.Titov ile Applied Metrology'ye gittim.
  • Bu sırada hafta sonu için güzel bir plan yaptım,Fatih ve Numan'ı teker teker aradım.
  • Sonra öğle yemeğine ve sonra da Ercüment Hoca'ya.
  • Saygıdeğer Yani Hoca taa Hisarüstünden geldi yine,sağolsun.
  • Sonra doğrudan projenin çıktısını almaya gittim.
  • Akşam yemeği sırasında yemekhanedeki Aşcı Abime bayramınız kutlu olsun dedim. 1 sene sonra senin de bayramın olacak bugün diye cevapladı.Yemeğim zehir oldu :p
  • Sonra Yaşar ile kangallarımızı sevmeye gittik.Koyun büyüklüğündeki erkek kangal pek pas vermese de hanımı kendini sevdirmeyi iyi biliyor
  • Araştırmalarım tamamlandı ve bu aleti satın almaya karar verdim.
  • Yarın bir sunum yapacağım.Malum NIST.Güzel konuşma ve diksiyon dersi işe yaramış mı göreceğiz.