atom

26 Mart 2009  yubu@abukland

hey okuyan, abuklandde bi duygusallık almış gitmiş. bir süredir yazamıyordum, bi şeyler vardı ben de garipleşmiştim. sevmem o halde yazmayı..3 sene önce bıraktım ya o işleri.. nesene

anlaşıldığı üzere bu aralar yazmama eğilimindeyim. o yüzden birazdan bana sıkça sorulan sorulardan birine açıklık getirip hızla uzaklaşacağım. göreceli olarak sıkıcı ama şu araları böyle geçirelim be evladcım, ha olmaz mı?

soru şu:

atom çekirdeğinin içinde ne var?

düzenleyelim:

atom çekirdek’ini oluşturan temel parçacıklar nelerdir? mi yani

şimdi atomda önce elektronlar, sonra “çooook” bi boşluk ve sonra da çekirdek vardır. bu boşluk dediğimiz aslında boşluk değil. bişiler var orda ama şimdilik bilmiyoruz. bunu en güzel şu coni tabiri ifade eder:

“since it is anything but empty space”

bu kadarı yeter, ona takılma.. 

şimdi bak; genelde çekirdeğin nötron ve protonlardan oluştuğu söylenir. bu ikisinin ağırlıkları neredeyse aynıdır. (nötron azıcık daha ağırdır, binde beş kadar..)

protonun elektrostatik yükü +1e dir. (elektronunki -1e) nötron ise ismine (münhasır mı o kelime?)

“e bu mu yani ben bunu mu sordum sana, sadede gel”

evladcım bunları bilmeden hiç kusura bakmayın olmaz.. şimdi bak; protondur nötrondur bunlar kompozit parçacıklar..yani bişilerden oluşurlar tamam mı? dediklerine göre bunlar quark denilen bir yapıdan oluşuyorlar. şimdiye kadar da 6 çeşit quark bulduk diyorlar. ben şahsen görmedim. bunları adlandırmışlar… 

yukarı, aşağı, tuhaf, albeni, doruk ve dip.

tuhaf, albeni, doruk ve dip kararlı değiller. yani decay edebiliyorlar. ama o garip yukarı ve aşağı varya onlar kararlı. yukarı’nın yükü +2/3e kadar. aşağı’nınki ise -1/3e.

anladığınız üzere proton 2 tane yukarı quark ve 1 tane aşağı quark’dan oluşuyor. nötron ise 1 yukarı ve 2 aşağı’dan oluşuyor.

bu sırada tuhaf, albeni, doruk ve dip yaramazlıkla meşguller, gerçekte hepsinin bi ayrı huyu var ama denize düşmüşler decay etcekler birbirlerine sarılıyorlar.

şimdi sanmayın ki yukarı ve aşağı ile iş halloldu, hayır.

daha gluon’lar var. bu gluonlar, quarkları bi arada tutuyorlar. ayrıca tüm çekirdeği bi arada tutan nukleer kuvveti de oluşturuyorlar. büyük iş yapıyorlar, hayatımızı kurtarıyorlar.

bitmedi..bu nötron ve protonların dışında “valance quarks” denilen quark denizini oluşturan bi grup var. bööle sürekli ortalığa çıkıp ardından hemencecik kaybolmuş gibi yapıyorlar. o quantum fluctuations olayını oluşturan bizzat bunlar işte.

yani kısaca çekirdeğin içindeki en temel parçacıklar quarklar ve gluonlar oluyor evladım tamam mı..böylece artık soranlara anlatmayacağım, link vereceğim..ayıp mı değil zira ben yazdım..

özetle görüyorsunuz ki maddenin kendisi de gayet abuk, teşekkürler madde.

Micro-Blogging




Her geçen an internet benim için daha eğlenceli oluyor.Biraz zamanım olsun rahat rahat bu sanal ağda gezintiyi yapmaya göreyim mutlaka beni heyecanlandıranyeni bir projeye rastlıyorum.Bir de kendim gibi meraklı kullanıcıların kişisel bloglarına rastlamayayım.Bu yazımda twitter'dan bahsedecektim.Hiperaktif bir net kullanıcısı olduğum için yazıma giriş yaptıktan sonra QIK ' i keşfettim.Neden daha önce haberim olmadı diye hayıflanıyorum.Sanırım yeni projeleri daha gerçek zamanlı takip edebilmem için net başındaki mevcut işlerimle birlikte günde 15-16 saat bilgisayarın başında olmalıyım.


Neyse bi yerlerden başlayayım.İçinde bulunduğunuz etkinliği,konferansı yada projenin gidişatını anında arkadaşlarınızla ve dünya ile paylaşmanıza olanak veren twitter konseptine micro-blogging deniyor.Örneğin GNU GNOME projesinin önemli ismi Nat Friedman 'ın çalışmalarını an be an takip edebiliyorum.Okumakta olduğunuz bloğa da eklediğim üzere rss desteği de var.Yani benim cep telefonumdan twitter'a atacağım mesaj saniye farkıyla önce twitter sayfamda sonra da kişisel bloğumda yayınlanıyor.


Ayrıca entry'lerini takip ettiğim insanlardan dilediklerimin yeni iletilerini cep telefonuma sms olarak gönderiyorlar,tamamen ücretsiz.Amerika dışındaysanız operatörlerden dolayı haftalık 250 adet sms alma sınırımız var.Efsanevi insan Mictch Kapor 'un projesi hakkındaki yorumunu anlık olarak cep telefonumda okuyabiliyor olmam ise işin boytutunun dünyayı nasıl değiştireceğini gösteriyor.



Öyle ki botanikçiler New York University's Interactive Telecommunications Program ile birlikte twitter ile uzaktan çiçeğinizi sulamanız için bir proje gerçekleştirmiş.Yapmanız gereken çiçeğiniz için bir twitter hesabı açmak ve çiçeğinizin cep telefonuna(!) bir kısa mesaj atmak.Cep telefonuna bağlı bir devre işe koyuluyor ve belirlenen bir miktar suyun saksıya akmasını sağlıyor.






İşin teknolojik yanı bir yana dursun sosyal açıdan da millet uçmuş durumda.
Havaalanından uçağının geciktiği haberini twitter'da paylaşanlar,laptopu bozulunca nete bağlanamayıp cep telefonundan twitter iletisi ile arkadaşlarına haber verenler.. twitter'dan ev amsterdam'da otel tavsiyesi alanlar vesaire..

Çevremde de gözlemleyebildiğim kadarıyla insanlar artık o an ne yaptıklarını,ne hissettiklerini,fikirlerini yayınlamak istiyor.Msn iletilerinde de bunu fazlasıyla gözlemlemiştik zaten. "Ali - uyuyor " "Hande - duşa girdi" "Suat - rahatsız etmeyin" gibi... Evet bunlar çoğumuza itici geliyor ve bu kişilerin yazdıkları iletiler sandıkları kadar ilgiyle takip edilmiyor.Ali sanki hayatında ilk kez uyudu..Yada Hande duşa girmişse ne yapalım.

Öyle yada böyle biz ne dersek diyelim; msn iletisi trendi facebook status updates'e, sonra micro-blogging'e ve yazacak daha uzun şeyler olduğunda da kişisel bloglara dönüşüyor. İnternet büyümeye devam ediyor.Gelecek sandığımızdan daha hızlı geliyor.

What are you doing now?